o sarışındı, ben ise kumral.
dinlemen için : http://fizy.com/#s/17v32e
8-9 yaşlarındaydım sanırım..
dışarıda ip atlıyordum.bir arkadaşım merdivenin demirleri, diğer arkadaşım bir ağaçtı. ipleri onlara sarmıştım. tek oynamaktan hoşlanırdım. saatlerce oynayabılırdım.
hatta abartıp kendi kendime konuştuğum zamanlar olurdu. ..
. ip atlarken sarışın bir kız geldi yanıma.. hiç konuşmadan beni izliyordu sadece..
biliyordum,siteye yeni taşınmıştı. muhabbetimiz hiç olmamıştı daha önce.
ozamanlar siteye yeni gelenleri pek aramıza almazdık. ama o gün yalnızdım ve ''eğer istersen..'' dedim kıza... .. ilk muhabbetimiz böyle olmuştu onla..o günden sonra en iyi arkadaşımdı. beraber uyur beraber yemek yerdik..
aynı yaştaydık hem de. sinoptan antalyaya yeni taşınmıştı.
o sarışın ,ben kumraldım.
ama aynıydık sanki.. aynı yaşta olmamıza ragmen benim üst sınıfımda okuyordu..
üst sınıf olması beni koruması anlamına gelirdi.
hep korurdu,korudu. ortaokulda iyice birbirimize kenetlenmiştik..
o gittikçe güzelleşiyor ben ise çirkin hissediyordum kendimi..
ilk kez birinin kokusunu alıyordum.çok güzel kokardı hep..
beni bilen bilir ben babam'ı annem'i bile doğru düzgün öpmüş insan değilim.
ama onu öperdim sarılırdım hep.. ben ortaokul son sınıfa geçtim o ise lise..
aynı lisede okumak için onun gittiği liseyi tercih ettim aslında..
bunu pek çok insan bilmez.. hatta ailem bile.. ..
ortaokul bitti ve sonunda aynı lisedeydik o sarışın kızla..
ben hazırlıktaydım o 1.sınıf..
beni yine korudu herzaman ki gibi.. ..
zaman ilerledi...
bir gün gelmedi okula..
2 gün gelmedi okula...
ben merak ettim. ozaman cep telefonu yok öyle herkeste.
onlarda başka yere yeni taşındığı için ev telefonları yoktu..
ulaşamadım birsüre.. aradan bir hafta geçmişti. inanamıyordum.ilk defa bukadar habersiz kalmıştık..
evlerine gittim kimse yoktu..
o akşam evime geri döndüm.. akşam bir telefon geldi eve.
annemin konuşmalarını dinledim kapının arkasından.. onun hakkında konuşuyorlardı.. emin değildim ama hasta lafını duydum sadece..
anneme dayanamayıp sordum.
''o''mu diye?
bana sadece ''sarılık''mış dedi..
bu kadar mı yani dedim. neden sessiz konuşuyordun?!
bi hafta daha geçmişti.
onu inanılmaz derecede özlemiştim.
bikaçgün sonra ders bitiminde eve geldim..
üstümü değiştirmek için odama yöneldim.. içeride annem ve yengem konusuyordu... ''o kansermiş,kan kanseriymiş'' dedi annem. inanamıyordum.
ne diyecegımı şaşırdım,napmam gerektıgını bilemeden içeri girdim.
ağlamaktan konusamıyordum.. annem ''duydun mu?'' dedi sadece..
birşey cıkamadı ağzımdan.. benim ''ışıl'ım'' kansermiş meğer..
çok korktum,çok ağladım..
haftasonu kendimi toparlayıp hastaneye ziyarete gittim.
şaçları yoktu.. kesmişlerdi o güzel şaçlarını..
beni görünce ağlamaya başladı.. dayanamadım sarıldım..
''Aslı ben kansermişim'' dedi bana ağlayarak..
geçicek ışılım dedim.. geçicek..
hergün hastaneye gitmeye başladım.. ışıl zayıflıyor ben yemek yemıyıp aynı kıloda olmaya çalısıyordum. o çok yerse ben de yiyordum.. bazen cok kilo aldık bazen cok zayıf olduk onunla..
... ve birgün cuma günü hastaneden çıkacagını öğrendik.. inanılmaz sevindik..
üniversiteyi nerede okuyacagımızı konuşup evimizin mobılyalarını bile şeçtik. hatta salonumuzun fıstık yeşili olmasına karar verdik..
günlerden pazartesiydi..
evden hastaneye gıtmek ıcın cıkmaya hazırlanıyordum..
telefon çaldı..
hep telefonlardan korkar olmustum o donem..
açtım.. ışıl'ın yogunbakıma alındıgını ve benı gormek ıstedıgını soyledıler..
koşarak hastaneye gittim.
. kimseyi tanımıyordu annesi ve benim dışımda..
girdim yogun bakıma.. heryeri morarmıştı..gülümsemeye çalıştı..
titriyordum resmen..
sadece ağzımdan''çıkınca şaçlarını pembe yapıcaz ışıl'' dedim.
doktor geldi. çıkmamı rica etti.. kapıdan cıkarken arkamı döndüm ve elini kaldırdı bana hoşça kal diye..
onun üzerine ertesi günü beni içeri almadılar.
eve gitmemi söyledirler..
cuma günü öğlen..
temmuz ayı..
4'ü yıl 2003..
''ışıl'' öldü dediler.
öldü.. nasıl? nasıl? inanamıyordum..
bu olmamalıydı..
evden koşarak çıktım. annesi kardeşi bahçede ağlıyordu.
bana dedi ki.. bana..''kardeşin öldü aslı,,kan kardeşin öldü'' hala inanamıyorum.
bunu neden bugün neden zamansız anlattın demeyin..
dün ışılımın şaçını buldum..antalyadaki evimden istanbuldaki evime getirmek için kutuları açtım.. ışılımın yazıları.. şiirleri.. el yazısı. EL. yazdı.. yazmıştı.. kanımızla isimlerimizi yazdığımız kağıt.. ışılımın kanı vardı kağıtta... rengi solmuş.... saçını sevdim.yogun bakıma gırmeden oncekı kafasında olan bandanası.. kan sayımları.. herşeyimiz vardı.. bana demiş ki bir yazıda; ''birgün ölsem de unutma ki buluşuruz aslım.''..bunu yazmış. çok ağladım ben yine.. hala olduğu gibi.
onu çok özledim..
çok..
SL
8-9 yaşlarındaydım sanırım..
dışarıda ip atlıyordum.bir arkadaşım merdivenin demirleri, diğer arkadaşım bir ağaçtı. ipleri onlara sarmıştım. tek oynamaktan hoşlanırdım. saatlerce oynayabılırdım.
hatta abartıp kendi kendime konuştuğum zamanlar olurdu. ..
. ip atlarken sarışın bir kız geldi yanıma.. hiç konuşmadan beni izliyordu sadece..
biliyordum,siteye yeni taşınmıştı. muhabbetimiz hiç olmamıştı daha önce.
ozamanlar siteye yeni gelenleri pek aramıza almazdık. ama o gün yalnızdım ve ''eğer istersen..'' dedim kıza... .. ilk muhabbetimiz böyle olmuştu onla..o günden sonra en iyi arkadaşımdı. beraber uyur beraber yemek yerdik..
aynı yaştaydık hem de. sinoptan antalyaya yeni taşınmıştı.
o sarışın ,ben kumraldım.
ama aynıydık sanki.. aynı yaşta olmamıza ragmen benim üst sınıfımda okuyordu..
üst sınıf olması beni koruması anlamına gelirdi.
hep korurdu,korudu. ortaokulda iyice birbirimize kenetlenmiştik..
o gittikçe güzelleşiyor ben ise çirkin hissediyordum kendimi..
ilk kez birinin kokusunu alıyordum.çok güzel kokardı hep..
beni bilen bilir ben babam'ı annem'i bile doğru düzgün öpmüş insan değilim.
ama onu öperdim sarılırdım hep.. ben ortaokul son sınıfa geçtim o ise lise..
aynı lisede okumak için onun gittiği liseyi tercih ettim aslında..
bunu pek çok insan bilmez.. hatta ailem bile.. ..
ortaokul bitti ve sonunda aynı lisedeydik o sarışın kızla..
ben hazırlıktaydım o 1.sınıf..
beni yine korudu herzaman ki gibi.. ..
zaman ilerledi...
bir gün gelmedi okula..
2 gün gelmedi okula...
ben merak ettim. ozaman cep telefonu yok öyle herkeste.
onlarda başka yere yeni taşındığı için ev telefonları yoktu..
ulaşamadım birsüre.. aradan bir hafta geçmişti. inanamıyordum.ilk defa bukadar habersiz kalmıştık..
evlerine gittim kimse yoktu..
o akşam evime geri döndüm.. akşam bir telefon geldi eve.
annemin konuşmalarını dinledim kapının arkasından.. onun hakkında konuşuyorlardı.. emin değildim ama hasta lafını duydum sadece..
anneme dayanamayıp sordum.
''o''mu diye?
bana sadece ''sarılık''mış dedi..
bu kadar mı yani dedim. neden sessiz konuşuyordun?!
bi hafta daha geçmişti.
onu inanılmaz derecede özlemiştim.
bikaçgün sonra ders bitiminde eve geldim..
üstümü değiştirmek için odama yöneldim.. içeride annem ve yengem konusuyordu... ''o kansermiş,kan kanseriymiş'' dedi annem. inanamıyordum.
ne diyecegımı şaşırdım,napmam gerektıgını bilemeden içeri girdim.
ağlamaktan konusamıyordum.. annem ''duydun mu?'' dedi sadece..
birşey cıkamadı ağzımdan.. benim ''ışıl'ım'' kansermiş meğer..
çok korktum,çok ağladım..
haftasonu kendimi toparlayıp hastaneye ziyarete gittim.
şaçları yoktu.. kesmişlerdi o güzel şaçlarını..
beni görünce ağlamaya başladı.. dayanamadım sarıldım..
''Aslı ben kansermişim'' dedi bana ağlayarak..
geçicek ışılım dedim.. geçicek..
hergün hastaneye gitmeye başladım.. ışıl zayıflıyor ben yemek yemıyıp aynı kıloda olmaya çalısıyordum. o çok yerse ben de yiyordum.. bazen cok kilo aldık bazen cok zayıf olduk onunla..
... ve birgün cuma günü hastaneden çıkacagını öğrendik.. inanılmaz sevindik..
üniversiteyi nerede okuyacagımızı konuşup evimizin mobılyalarını bile şeçtik. hatta salonumuzun fıstık yeşili olmasına karar verdik..
günlerden pazartesiydi..
evden hastaneye gıtmek ıcın cıkmaya hazırlanıyordum..
telefon çaldı..
hep telefonlardan korkar olmustum o donem..
açtım.. ışıl'ın yogunbakıma alındıgını ve benı gormek ıstedıgını soyledıler..
koşarak hastaneye gittim.
. kimseyi tanımıyordu annesi ve benim dışımda..
girdim yogun bakıma.. heryeri morarmıştı..gülümsemeye çalıştı..
titriyordum resmen..
sadece ağzımdan''çıkınca şaçlarını pembe yapıcaz ışıl'' dedim.
doktor geldi. çıkmamı rica etti.. kapıdan cıkarken arkamı döndüm ve elini kaldırdı bana hoşça kal diye..
onun üzerine ertesi günü beni içeri almadılar.
eve gitmemi söyledirler..
cuma günü öğlen..
temmuz ayı..
4'ü yıl 2003..
''ışıl'' öldü dediler.
öldü.. nasıl? nasıl? inanamıyordum..
bu olmamalıydı..
evden koşarak çıktım. annesi kardeşi bahçede ağlıyordu.
bana dedi ki.. bana..''kardeşin öldü aslı,,kan kardeşin öldü'' hala inanamıyorum.
bunu neden bugün neden zamansız anlattın demeyin..
dün ışılımın şaçını buldum..antalyadaki evimden istanbuldaki evime getirmek için kutuları açtım.. ışılımın yazıları.. şiirleri.. el yazısı. EL. yazdı.. yazmıştı.. kanımızla isimlerimizi yazdığımız kağıt.. ışılımın kanı vardı kağıtta... rengi solmuş.... saçını sevdim.yogun bakıma gırmeden oncekı kafasında olan bandanası.. kan sayımları.. herşeyimiz vardı.. bana demiş ki bir yazıda; ''birgün ölsem de unutma ki buluşuruz aslım.''..bunu yazmış. çok ağladım ben yine.. hala olduğu gibi.
onu çok özledim..
çok..
SL

aslimmm.... isil okadar sansliki, onu hala bukadar cok seven bukadar cok özleyen bir kardesi var... yerini kimse dolduramaz belki isilinin ama en azindan deneyenlere izin ver :)))) aglama sakin, döverim! Isili Allah rahmet eylesin, unutma bende seni seviyorum senin isili sevdigin kadar olmasada yinede cookk!! izin ver eksik yanin ben olayim....
YanıtlaSilAsim, gel sen de artık. Almanyada ne işin var kadın!! geri gel... ayrıca benımde senı sevdıgımı soylememe gerek yok sanırım. bılıyorsun.. )
YanıtlaSil